ABD ve siyonistlerin baskısına BM’den rest: Volker Türk yeniden insan hakları yüksek komiseri seçildi

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, ABD ve işgalci siyonist rejimin itirazlarına rağmen BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’ün görev süresini dört yıl daha uzattı.

26 Tem 2026 - 12:40 YAYINLANMA
ABD ve siyonistlerin baskısına BM’den rest: Volker Türk yeniden insan hakları yüksek komiseri seçildi

193 üyeli Genel Kurul’da yapılan oylamada Türk’ün yeniden atanması 144 oyla kabul edilirken, 10 ülke karşı oy kullandı, 13 ülke çekimser kaldı. Böylece Washington ve Tel Aviv’in itirazları, Türk’ün ikinci dönem göreve devam etmesini engelleyemedi.

Oylama öncesinde ABD, kararın gelecek haftanın sonuna kadar ertelenmesini teklif ederken, Rusya ise Türk’ün görev süresinin yalnızca yıl sonuna kadar uzatılmasını istedi. Her iki öneri de Genel Kurul’da kabul edilmedi.

ABD’den BM’ye açık tehdit

Washington’ın girişimi sonuçsuz kalırken, ABD’nin BM Daimi Temsilci Yardımcısı Jeff Bartos, Türk’ün yeniden atanmasının Genel Kurul’un "işlevsiz" olduğunu göstereceğini savundu.

Bartos, oylamanın son anda gündeme getirildiğini ve anlamlı bir incelemeden kaçınmak amacı taşıdığını öne sürdü. ABD’li diplomat ayrıca BM’ye yönelik finansman ve katılım konusunda açık bir tehditte bulunarak, Washington’ın "BM ile angajmanını, katılımını ve finansmanını derhal yeniden değerlendireceğini." söyledi.

Trump yönetiminin bu açıklaması, Washington’ın BM mekanizmasına yönelik mali yükümlülüklerini yerine getirme konusundaki tartışmaları da yeniden gündeme getirdi. ABD’nin BM’ye düzenli aidatlar ve barış gücü operasyonları için yaklaşık 4 milyar dolarlık borcu bulunduğu belirtiliyor.

İşgalci siyonist rejimin hedefinde yine Volker Türk var

İşgalci siyonist rejim de Türk’ün yeniden atanmasına sert tepki gösterdi. işgalci siyonist rejim sözde Dışişleri Bakanlığı, BM Genel Sekreteri António Guterres’in Türk’ün ikinci dönemini desteklemesini BM Genel Sekreteri’nin son ahlaki başarısızlığı olarak nitelendirdi.

İşgalci siyonist rejim yönetimi, Türk’ün Gazze’deki saldırılar konusunda işgalci siyonist rejime yönelik eleştirilerini uzun süredir reddediyor. Tel Aviv, Türk’ün yeniden atanması yerine kararın Guterres’in halefine bırakılması gerektiğini savundu.

İşgalci siyonist rejim sözde Dışişleri Bakanlığı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, işgalci siyonist rejime yönelik yıllarca süren önyargının ardından çözümün hesap verebilirlik olması gerektiğini öne sürdü.

Ancak Genel Kurul’daki sonuç, işgalci siyonist rejimin ve ABD’nin bu itirazlarının BM üyelerinin büyük çoğunluğu tarafından desteklenmediğini ortaya koydu.

Türk’ün Gazze tutumu Washington ve Tel Aviv’i rahatsız etti

Türk, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri olarak görev yaptığı dört yıl boyunca Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgalini sert biçimde eleştirirken, işgalci siyonist rejimin Gazze’deki soykırım ve katliamları konusunda da sert kınamalarda bulundu.

Türk’ün işgalci siyonist rejime yönelik eleştirileri nedeniyle özellikle Tel Aviv’in hedefi haline gelmesi, yeniden atanmasına ilişkin tartışmaların önemli başlıklarından biri oldu.

ABD ve işgalci siyonist rejimin itirazlarına karşı güçlü çoğunluk

Türk’ün yeniden atanmasına yönelik eleştiriler yalnızca ABD ve işgalci siyonist rejimden gelmedi. Rusya’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Dmitry Chumakov, Guterres’i BM üyeleri arasında ayrışma oluşturmakla suçladı ve Türk’ün siyasi önyargı taşıdığını, insan hakları söylemi üzerinden Batılı jeopolitik çıkarları desteklediğini ileri sürdü.

Buna karşılık Avrupa Birliği adına konuşan İrlanda’nın BM Büyükelçisi Fergal Mythen, 27 üyeli bloğun Türk’e tam destek verdiğini açıkladı.

Mythen, Türk’ün görevini son dört yılda etkili, dürüst, objektif ve seçici olmayan bir biçimde yürüttüğünü savundu.

Guterres’in halefi tartışması

Türk’ün ikinci dönemine ilişkin tartışmanın bir başka boyutunu ise Guterres’in görev süresinin sona yaklaşması oluşturuyor. Guterres’in ikinci beş yıllık görev süresi 31 Aralık’ta sona erecek.

Guterres, bu ay BM’nin bölgesel gruplarına mektuplar göndererek Türk’ü yeniden atama niyetini bildirdi. Bazı Latin Amerika ülkelerinin itirazlarına rağmen süreç Genel Kurul oylamasına taşındı.

Guterres’in ofisi ise atamanın kurallara uygun olduğunu savundu. BM Sözcüsü Stephane Dujarric, Genel Sekreter’in 1993 tarihli kararla belirlenen yetkileri çerçevesinde hareket ettiğini ve üye ülkelerle bölgesel gruplarla istişarelerde bulunulduğunu söyledi.

Çin ve Müslüman kimlikli Uygurlar konusunda eleştiri

Türk’ün ikinci döneminin önündeki en önemli tartışmalardan biri ise Çin’deki insan hakları ihlalleri konusunda izlediği politika.

Türk, Çin’de gözaltındaki kişiler, ifade özgürlüğü ve Müslüman kimlikli Uygurlar başta olmak üzere etnik azınlıkların durumu konusunda kaygılarını dile getirdi. Ancak eleştirmenler, Türk’ün selefi Michelle Bachelet döneminde hazırlanan ve Sincan’daki Uygurlar ile diğer çoğunluğu Müslüman etnik grupların ayrımcı biçimde gözaltında tutulmasının insanlığa karşı suç teşkil edebileceğine ilişkin raporun ardından daha güçlü bir kamuoyu baskısı oluşturmadığını savunuyor.

Human Rights Watch’ın eski yöneticisi Ken Roth da Türk’ü Uygurlar konusunda yeterince sert davranmamakla eleştirdi.

Türk’ün ofisi ise Çin yönetimiyle özel diplomatik temasların yanı sıra kamuoyu önünde yapılan savunuculuk faaliyetlerinin de sürdürüldüğünü belirtiyor.

İkinci dönem başlıyor

1993’te oluşturulan BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği görevinde bugüne kadar hiçbir isim iki tam dönem görev yapmamıştı. Türk’ün yeniden atanmasıyla bu durum ilk kez değişecek.

ABD ve işgalci siyonist rejimin itirazları, Rusya’nın eleştirileri ve bazı ülkelerin prosedüre ilişkin çekincelerine karşın 144 oyla alınan karar, BM Genel Kurulu’nun Türk’e ikinci dönem için güçlü bir siyasi destek verdiğini ortaya koydu.

Türk, yeni döneminde Gazze’den Ukrayna’ya, Çin’deki azınlıkların durumundan dünya genelinde giderek artan insan hakları ihlallerine kadar çok sayıda tartışmalı dosyanın merkezinde yer alacak. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: